Saldırının arkasından beni gözaltına alıp algı yarattılar

Saldırının arkasından beni gözaltına alıp algı yarattılar

Gizli tanık ifadesiyle tutuklanan Daire Başkanı Gündeş, SÖZCÜ’ye konuştu:26 Eylül 2022 tarihinde saat 23.00 civarında, Mersin’in Mezitli ilçesi Tece mahallesinde bulunan Polisevine PKK’lı iki kadın terörist silahlı bombalı saldırıda bulundu. Polis memuru Sedat Gezer, çatışmada şehit oldu. Kurtulamayacaklarını anlayan iki kadın terörist kendilerini patlattı. Dönemin İçişleri Bakanı teröristlerden birisinin CHP’nin daha önce tutuklanan gazeteciler listesinde yer aldığını öne sürdü. Ancak, gelişmeler bakanı yalanladı ve kendini patlatan teröristin başkası olduğu ortaya çıktı.  Bölücü örgüt de, bakanı yalanlamıştı.

Eylemden bir gün sonra Mersin Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Bedrettin Gündeş’in evine polis özel harekat timleri  baskın yaptı. O baskında üç yayın organının muhabirleri de kameralı olarak bulundu ve gözaltına alınışını saniye saniye kaydetti. Kamuoyu, bu gözaltına alınışı Polisevine terörist saldırısıyla ilişkili olarak algıladı. Böylece, CHP’li belediyenin teröristlerle bağlantılı olduğu havası verildi.

“YAT, HEMEN YAT YERE”    

Bedrettin Gündeş, 34 yıllık kamu görevlisi. Diyarbakır’ın CHP’li belediye başkanı Turgut Atalay döneminde (1989 -1994) özel kalem müdürlüğü görevinde bulundu. Daha sonra üç dönem Mersin- Akdeniz belediyesinde başkan yardımcılığı yaptı. Belediyeye kaymakam kayyum atanınca, 4 ay sonra emekliye ayrıldı. 2019 seçimlerinden sonra da Mersin Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı’na atandı.

27. Dönem MHP Milletvekili Olcay Kılavuz’un, Büyükşehir’i hedef alan açıklamaları sonrası, gözaltı gerçekleşti. Her sabah olduğu gibi evin ön bahçesinde kumrular ve serçelerin yemlerini serpiştirmenin, köpekleri doyurmanın mutluluğunu yaşıyordu. Bahçede sabahın erken saatinde bir özel hareket timinin geçtiğini görünce, operasyon olduğunu anladı. Gündeş, o günü şöyle anlatıyor:
“Eve girdim, birkaç dakika sonra kapı çalındı. ‘Aç kapıyı polis’ diyorlardı. Kapıyı açtım. Ne olduğunu bile anlamadan, “Yat yere; yat yat yere” diye bağırıyorlardı. Ne olduğunu, niçin polisin geldiğini bilmiyordum. Sivil polislerden birisi savcılığın talebi üzerine gözaltı yapacaklarını söyledi. Özel harekat timleriyle birlikte kameralarıyla gazeteciler de gelmişti. Planlı bir şey yapıldığını anlamıştım. Çok şaşırdım ve üzüldüm.”

KURGU VE ALGI OPERASYONU

Tece Mahallesi’nde bir polis memurunun şehit edilmesinin bir gün sonrası evine gelen ağır silahlı polisler tarafından gözaltına alınış biçimini, gözaltının zamanlamasını “kurgu ve algı operasyonu” olduğunu düşündüğünü niteleyen Gündeş, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Evde arama yapıldı. Evden dışarı çıkınca basının konumlanış şekli, kameralar, evin etrafının sarılışı her şeyi anlatıyordu zaten. Bana göre çok açık bir algı operasyonuydu. Allah’tan soğukkanlı ve her olayı kendi gerçeğinde gördüğüm için, hiç heyecan yapmadan emniyete götürüldüm. Hakkımdaki iddialar iki gizli tanığa dayandırıldı. Avrupa üzerinden Kandil’e gittiğim yalan ve iftirası ise kurgunun son derece acemice hazırlandığını gösteriyordu.

Bir belediye başkanı ise kendisine yakışmayacak bir şekilde mecliste 120 kez Irak’a gittiğimi, Kandil’le görüştüğümü öne sürecek kadar bilgisiz ve kandırılmış. İftira ve yalanın hesabını hukuk elbette soracak. Kişisel Gelişim üzerine 22 Şubat 2019’da 3 günlüğüne İsviçre’ye gittiğimde tüm partiler adaylarını açıklamış ve çalışmalarını yürütüyorlardı. Gittiğim yer, video kayıtları kaldığım mekan hepsi tespitli. Ayrıca, adaylar açıklandıktan sonra, ben ne diye Avrupa’ya ve oradan da Kandil’e gideyim. Bu kadar akılsızlık, iftira ve acemilik olmamalı.

KÖTÜLÜKLER KAR KALMAMALI

Bu çağda bu teknolojide hiçbir şey saklı kalmıyor. Kimin ne yaptığını, ne söylediğini, belediye meclislerinde korkunun verdiği cesaretle nasıl iftira, yalan ve suçlamalarda bulunduklarını da not etmiş durumdayım. Şahsıma karşı suç içeren yalan ve iftiralara karşı, hukukun bütün süreçlerini kullanarak hakkımı arayacağım.

Kötülükler kimsenin yanına kar kalmamalıdır. Her kişi kendi karakteri ve seviyesiyle kendini gösterir. Bu toplum kimin ne olduğunu, kimin ahlak yoksunu, kimin sevgi ve güven yumağı olduğunu da biliyor. Hukuk ve toplum bu kadar gerilmemeli, yalan yanlış iftiralarla meşgul edilmemeli. Beni tanıyanlar hiçbir zaman yaratılmak istenen algı operasyonuna inanmadı.”

Sorguda, terörle, şiddetle  ilişkisi olmadığını ifade eden Bedrettin Gündeş, kitaplarında da terörü ve şiddeti bir insanlık suçu olarak anlattığını kaydetti ve açıklamasını şöyle sürdürdü:

TERÖR, ŞİDDET, KAOS

“Ülkemizde terörden, şiddetten, kaos ortamından nemalanan ve beslenen bir kesim var elbette. Ama tüm bu yaşananlar demokrasinin tam olarak hayat bulmamasındandır. Türkiye çok önemli bir ülke. Kendi içinde demokrasisini geliştirmesi, birlikte üretmesi, birlikte kalkınması, adaletli paylaşması durumunda; sadece Türkiye toplumunu refaha kavuşması değil; Ortadoğu’ya rol model olabilecek güzel bir ülke.”

Hiçbir kişiye, kuruma kin gütmeden yaşamımı yeniden şekillendireceğim

8.5 ay cezaevinde yatan Bedrettin Gündeş artık özgür…

 

Ailesi Mersin’de bulunmasına rağmen, Bedrettin Gündeş’i Konya-Ereğli Cezaevi’ne gönderdiler. Cezaevinde, tahliye olacağı günü umutla bekledi. Özgürlüğün kıymetini anlama gibi önemli değerlerle iç içe oldu. Kitaplar okudu, savunmasını hazırladı. Gündeş cezaevi günleri için şunları söylüyor: “Beni yaşama bağlayan aile, erdem, ahlak, sevgi ve empati değerlerinin faydasını gördüm ve hep umutlu oldum. Bütün yaşananlar tarafımdan not edilmiştir. Hiçbir kişiye, kuruma kin gütmeden yaşamımı yeniden şekillendirmeye çalışıyorum. Bütün hukuksal haklarımı saklı tutuyorum. Cumhuriyetin 100. yılı nedeniyle Türkiye’de olumlu anlamda birçok gelişmenin de olabileceğini de düşünüyorum.” Cezaevinde 8,5 ay kaldı. Mahkeme, tahliyesine karar verdi. Bedrettin Gündeş, bayram sonrası görevine başlayacak.

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir