Eylül ayından itibaren tek kullanımlık plastik ürünlerin yasaklanmasını öngören tasarı, plastik sektöründe ciddi belirsizliklere yol açarak faaliyetlerin durma noktasına gelmesine neden oldu. Bu düzenlemenin, yaklaşık 35 bin kişinin istihdamını olumsuz etkileyeceği iddia ediliyor. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı Başkanı Yavuz Eroğlu, konuya ilişkin açıklamalarında şu verileri paylaştı: “Bu tasarı, istihdam kaybı, ihracatın düşmesi ve enflasyonun yükselmesi gibi sonuçlar doğurabilir. Tasarının gündeme gelmesinin ardından yatırımlar da, işçi alımları da durdu. İşten çıkarmalar başladı ve kimse geleceği göremiyor.”
Eroğlu, plastik ürünler için önerilen alternatiflerin çevreye daha fazla zarar verdiğini ve maliyetlerinin ortalama üç kat daha fazla olduğunu belirtti. Alternatif ürünlerin tedarik yapısını eleştirirken, “Kağıt pipet, plastik pipete göre 5-7 kat daha pahalı. Bambu bazlı ürünler ise çoğunlukla ithal. Türkiye’de yetişmeyen bir ürünün alternatif olarak sunulması, tasarının ne kadar hazırlıksız yapıldığını gösteriyor.” dedi.
Artan üretim maliyetlerinin doğrudan tüketiciye yansıyacağı ifade ediliyor. Ambalaj ve materyal değişikliklerinin su, süt, peynir ve kahve gibi günlük tüketim maddelerinde fiyat artışına yol açacağı vurgulanıyor. Eroğlu, maliyet tablosunu şu şekilde aktardı: “Yükselen maliyetler, tüketiciye de yansıyacak. Alternatif ürünlerden kaynaklı fiyat artışları, su, süt, peynir ve kahve gibi temel tüketim ürünlerinde hissedilecek. Cam ambalajlı ürünlerin maliyeti, plastiğe göre daha yüksek ve bu durum fiyatlara yansıyor.”
Eylül ayında yürürlüğe girmesi beklenen tasarının oluşturduğu belirsizlik, sanayicilerin planlarını yapmasını zorlaştırıyor. Sektör temsilcileri, hazırlıksız bir şekilde hazırlandığını düşündükleri bu düzenlemenin hem üretim hem de ihracat alanında düşüşlere yol açabileceği uyarısında bulunuyor.