Interstellar Filmi Gerçek Oldu! 0.2 Saniyeliğine Zamanda Yolculuk Yapmış Olan Astronot

Hepimiz en az bir kez geçmişe ya da geleceğe gidebilsek nasıl olur diye düşünmüşüzdür. Geçmiş yıllardaki kıyafetler, müzikler bizi hep cezbeder ve merak uyandırır. Rönesans gibi dönemlerde insanların neler yaptığını, nasıl vakit geçirdiğini merak ederiz. Peki ya gelecek? Daha önce geleceğe gitmiş olan biri gerçekten de var. Gelecekten geldiği için hepimizden genç sayılıyor. Gelin Rus kozmonotun yaşadıklarına ve neden zamanda yolculuk yaptığına bir bakalım. ?

Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=LwKZj…

Charlie Chaplin’in 1928 yapımı ‘The Circus’ filminde elinde modern görünümlü bir telefon kullanan kadının zamanda yolculuk yaptığı iddialarını belki duymuşsunuzdur.

Bilindiği üzere o zamanlar kablosuz telefonlar yoktu. Çok konuşulmuş olsa da kadının elindeki şey bir telefon değil işitme cihazı benzeri bir aletti. Ama gerçekten de zamanda yolculuk yapmak teknik olarak mümkün. Örneğin, uçakla seyahat ediyoruz ve başka bir zaman dilimine yolculuk yapıyoruz.

Uzayda zamanın büküldüğü de bilinen bir gerçek.

İşte tam bu noktada geleceğe gidip gelmiş olan adamın bir astronot olması şaşırtıcı değil. Sergei Krikalev: 0.2 saniyeliğine geleceğe gitmeyi başarabilmiş olan adam. Fakat buna geçmeden önce Einstein’in yer çekimi ve zamanın genişlemesi teorisinden kısaca bahsedelim.

Uzay ve zamanda göreceli boyut vardır.

Özel göreliliğin 1. yasasına göre uzay ve zaman, uzay zamanı denilen 4 boyutlu bir düzlemde birleşir. O düzleme gezegenler gibi büyük kütleler yüklendiğinde birbirine dolanır. Bazı güçlü enerjiler de uzay zamanını bükebilir. Farklı hızlarda hareket eden nesneler de zamanı farklı hızlarda yaşar. Bu nedenle zaman görecelidir. Bazen zamanın çok yavaş geçtiğini hissederiz.

Krikalev eskiden Sovyetler Birliği için çalışmış olan Rus bir kozmonot.

Sovyetler Birliği dağıldığı sırada görevde olan Krikalev, 311 gün boyunca uzayda yapayalnız bırakılmıştı. Çıkan kargaşalardan dolayı onunla ilgilenilememişti. Aslında bu süre tam olarak 803 gün, 9 saat 39 dakika. Peki neden 311 gün deniliyor?

Uzayda etrafınızdaki zamanı etkileyen 2 ana unsur vardır. Düşük yer çekimi ve aşırı yüksek hız.

Yer çekiminin düşük olması uzayda zamanın dünyaya göre daha hızlı geçmesine sebep oluyor. Bu nedenle uzay mekikleri zamanı yavaşlatacak şekilde tasarlanıyorlar. Saniyede ortalama 5 kilometre hızla gidiyorlar ve bu da zamanı yavaşlatmaya yardımcı oluyor. Günler boyunca bu hızda seyahat ettiğinizi düşünün. Sergei Krikalev bu nedenle teknik olarak kendi geleceğine gitmiş olarak sayılıyor.

Krikalev geleceğe gittiği için dünyadaki diğer insanlardan 0.2 saniye daha genç.

spark.iop.org

Kendisi uzayda en çok geçirilen zaman rekorunu 803 gün ile elinde tutuyor. Yörünge hareketinin neden olduğu zaman genişlemesinin Krikalev’in Dünya’da kendisiyle aynı anda doğan diğer insanlardan 0.2 saniye daha genç olduğu anlamına geldiği hesaplandı. Yapılan hesaplamalar doğrultusunda ulaşılan zaman yolculuğu sonucu 0.2 saniyeliğine zamanın bükülmüş olması idi. Sadece bu kadar küçük bir fark büyük sonuçlara yol açtı. Dünyada geçmiş olan 803 gün oradayken onun için 311 gün gibi geçmişti.

Dünyada ise göreceli zaman yer çekiminin fazlalığından dolayı ters işler.

Yani hayatınızın sonuna kadar bir uçakta yaşarsanız teknik olarak ömrünüzü kısaltmış sayılırsınız. Dünyadaki zaman dilimi farklılığının sebeplerinden biri de bazı bölgelerde yer çekiminin daha az olmasıdır. Örneğin, Kanada’nın Hudson Bay bölgesinde yer çekimi nispeten daha az olduğundan zaman da daha hızlı akar. Bir mağaranın içinde ise daha yavaştır. 

Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Krikalev’in yerinde olmak ister miydiniz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir