İYİ Parti İstanbul Milletvekili M. Satuk Buğra Kavuncu, 1971 yılından bu yana kapalı olan Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması tartışmalarını TBMM gündemine taşıdı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yazılı olarak cevaplaması istemiyle bir soru önergesi veren Kavuncu, sürecin Türk kamuoyundan gizlenerek yürütüldüğünü ve Türkiye’nin egemenlik haklarının ihlal edildiğini savundu.
Sosyal medya hesabından sert açıklamalarda bulunan Kavuncu, “Heybeliada Ruhban Okulu meselesi kamuoyundan gizlenerek yürütülüyor! Türkiye’nin iç hukukunu ve egemenlik alanını ilgilendiren bir konuda, ABD Büyükelçisi tarih veriyor; AKP iktidarı ise sadece suspus! Yıllardır sürdürülen başarısızlıkların yeni bir aşamasındayız” ifadelerini kullandı.
Kavuncu, Türkiye’nin iç meselelerinin yabancı başkentlerde değil, Ankara’da şekillenmesi gerektiğinin altını çizdi.
ABD BÜYÜKELÇİSİ VE PATRİK’TEN “EYLÜL 2026” İDDİASI
Milletvekili Buğra Kavuncu tarafından sunulan önergede, son dönemde ulusal ve uluslararası basında yer alan iddialara dikkat çekildi. ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack ve Fener Rum Patriği Bartholomeos’un farklı tarihlerde yaptıkları açıklamalarda, okulun yeniden açılması için Eylül 2026 tarihini işaret ettikleri hatırlatıldı.
Önerge metninde, Türk kamuoyunun süreçten habersiz bırakıldığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
“Türk kamuoyunun haberdar bile olmadığı bu süreçte, ABD Büyükelçisinin ve Fener Rum Patriğinin tarih belirtmesi dikkat çekmektedir. Türkiye’nin bu süreçte nasıl bir diplomatik yaklaşım benimsediği ve mütekabiliyet ilkesinin gözetilip gözetilmediği kamuoyu açısından önem taşımaktadır.”
‘MESELE EĞİTİM KURUMU OLMAKTAN ÇIKTI’
Heybeliada Ruhban Okulu’nun 1971 yılında yükseköğretim alanındaki yasal düzenlemeler ve Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde faaliyetlerini durdurduğunu hatırlatan Kavuncu, konunun artık salt bir eğitim kurumu meselesi olmaktan çıktığını belirtti. Önergede; Fener Rum Patrikhanesi’nin hukuki statüsü, “ekümeniklik” iddiaları, yabancı din adamı yetiştirilmesi, uluslararası baskılar ve Türkiye’nin egemenlik hakları çerçevesinde konunun çok boyutlu bir hal aldığı ifade edildi.
Ayrıca okul için “Vatikan Modeli” de dahil olmak üzere devlet denetimi dışında veya doğrudan Patrikhaneye bağlı uluslararası bir din eğitimi merkezi yapısının tartışıldığı iddialarına değinilerek, bu durumun Türkiye’nin uzun yıllardır savunduğu hukuki pozisyona zarar verebileceği uyarısı yapıldı. Batı Trakya Türk Azınlığı’nın eğitim ve dini özgürlükler konusunda yaşadığı sıkıntılar göz önüne alındığında, mütekabiliyet (karşılıklılık) ilkesinin bu süreçte nerede durduğu soruldu.
DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN’A 11 KRİTİK SORU
İşte İYİ Partili Buğra Kavuncu’nun Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını istediği o sorulardan öne çıkanlar:
Resmî Çalışma Var mı? Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasına yönelik olarak hükümet nezdinde yürütülen resmî çalışmalar bulunmakta mıdır?
Uluslararası Baskı ve Girişimler: Okulun yeniden açılması yönünde ABD, Avrupa Birliği, Yunanistan veya başka devletlerden Türkiye’ye yönelik diplomatik bir girişim veya baskı söz konusu olmuş mudur? Bu konu ABD ile yapılan görüşmelerde gündeme gelmiş midir?
Egemenlik Hakları ve İçişlerine Müdahale: Türkiye’nin iç işlerini ilgilendiren bir konuya farklı devletlerin dahil olması, iç işlerine müdahale ihtimallerini ortaya çıkarmamakta mıdır?
HUKUKİ STATÜ NE OLACAK?
Planlanan modelde okulun hukuki statüsü ne olacaktır? Devlet üniversitelerine bağlı bir yapı mı, MEB denetiminde bir kurum mu, yoksa farklı bir statü mü düşünülmektedir?
Patrikhanyenin Talepleri: Fener Rum Patrikhanesi’nin okulun yönetimine ilişkin talepleri nelerdir? Devlet denetimi dışında veya özel statüyle faaliyet göstermesine yönelik bir talep iletilmiş midir?
Mütekabiliyet İlkesi: Batı Trakya Türk Azınlığı’nın eğitim ve dinî temsil alanlarında yaşadığı sorunlar dikkate alındığında, okulun açılması sürecinde mütekabiliyet ilkesi gözetilmekte midir?
“Ekümeniklik” Pozisyonu: Hükümet tarafından Fener Rum Patrikhanesi’nin sözde “ekümenik” statüsüne ilişkin Türkiye’nin mevcut resmî pozisyonunda herhangi bir değişiklik değerlendirilmekte midir?



